Z Kuşağı’nın Çoklu İş Kültürü ve Siber Güvenlik Riskleri

Z Kuşağı’nın Çoklu İş Kültürü ve Siber Güvenlik Riskleri

Günümüzde Z Kuşağı için tek bir işe bağlı kalmak artık istisna, kural değil. 1997–2012 yılları arasında doğan bu kuşak, “polyworking” olarak adlandırılan birden fazla gelir kaynağıyla çalışma modelinin öncüsü. Serbest işler, ek projeler, girişimler ve tam ya da yarı zamanlı istihdamı aynı anda yürütmek, finansal esneklik ve bağımsızlık sağlasa da, beraberinde yeni siber güvenlik risklerini de getiriyor.

Polyworking: Esneklik ve Riskin İkilemi

Araştırmalar, Z Kuşağı’nın neredeyse yarısının (%48) halihazırda ek bir işe sahip olduğunu gösteriyor. Çoklu iş modeli, farklı e-posta hesapları, proje yönetim araçları, mesajlaşma ve video platformları kullanmayı gerektiriyor. Microsoft Teams, Outlook, Slack, Zoom ve Notion gibi onlarca araçla çalışmak artık olağan bir durum. Ancak bu çeşitlilik, siber saldırılara karşı potansiyel zayıf noktaları artırıyor.

Kaspersky’nin 2024 ikinci yarısı ile 2025’in ilk yarısı arasında yaptığı araştırmalar, iş araçlarını taklit eden platformlar üzerinden 6 milyondan fazla siber saldırı tespit etti. Zoom, Excel ve Outlook en çok hedef alınan uygulamalar arasında yer alıyor.

Sahte İş İlanları ve Oltalama Saldırıları

Z Kuşağı, Fiverr, Upwork, Behance ve LinkedIn gibi platformlarda fırsat ararken, siber suçlular tarafından oluşturulan sahte iş ilanları ve oltalama e-postalarının hedefi haline geliyor. Temmuz 2024 – Haziran 2025 arasında LinkedIn taklidi yapılan 650 binden fazla oltalama girişimi tespit edildi.

Bu saldırılar, kullanıcıların oturum bilgilerini çalmak, zararlı yazılım yüklemek veya ödeme bilgilerini ele geçirmek amacıyla hazırlanıyor. Yüksek iletişim hacmi ve birden fazla platformda etkileşim, saldırganların fark edilmeden sisteme sızmasını kolaylaştırıyor.

Zayıf Parolalar ve Shadow IT

Çoklu iş ortamı, kullanıcıları parolaları tekrar kullanmaya veya kolay tahmin edilebilir kombinasyonlara yönelmeye itiyor. Bu durum, bir hesaptan diğerine sızmayı kolaylaştırıyor. Ayrıca Z Kuşağı çalışanları genellikle aynı kişisel cihazları hem iş hem özel işler için kullanıyor. Bu durum, hassas verilerin güvensiz ortamlarda saklanmasına yol açıyor.

Shadow IT yani onaylanmamış yazılım ve eklentilerin kullanımı da başka bir risk alanı. Hızlı iş akışı için kullanılan bu çözümler, güvenlik açıkları yaratabilir ve tüm iş süreçlerini etkileyebilir.

Kaspersky’den “Case 404”: Siber Farkındalık Oyunu

Z Kuşağı kullanıcılarının karşılaştığı dijital riskleri fark etmeleri için Kaspersky, “Case 404” adlı interaktif bir oyun geliştirdi. Oyunda kullanıcılar dijital dedektif rolüne bürünerek, gerçekçi siber senaryolarla karşılaşıyor. Oltalama saldırıları, kimlik sızıntıları ve zararlı yazılım senaryoları üzerinden, tehditleri tanımayı ve hataya düşmeden önce önlem almayı öğreniyorlar.

Kaspersky Güvenlik Uzmanı Evgeny Kuskov, bu durumu şöyle özetliyor:

“Z Kuşağı’nın iş, yaşam ve teknoloji arasındaki kesişimi benzersiz bir bilişsel yük yaratıyor. Bu sürekli çoklu görev hali, siber güvenlikte en küçük bir ihmalin bile büyük sonuçlar doğurmasına yol açabilir.”

Sonuç: Bilinçli ve Güvenli Polyworking

Polyworking, Z Kuşağı’na esneklik ve finansal dayanıklılık sağlarken, siber güvenlik farkındalığını zorunlu hale getiriyor. Çoklu iş ve platform kullanımının getirdiği riskler, doğru alışkanlıklar, güçlü parola yönetimi ve güvenlik bilinci ile minimize edilebilir.

“Case 404” gibi interaktif araçlar, Z Kuşağı’nın dijital dünyadaki farkındalığını artırarak hem bireysel hem de kurumsal güvenliği güçlendirmeyi hedefliyor. Bu yeni iş kültüründe bilinçli hareket etmek, hatasız çalışmaktan daha değerli bir güvenlik önlemi haline geliyor.